Example 2

Berfend Ber B&B Web siteleri

  • 3
  • 3
  • 4
  • 4
  • 4
  • 4
  • 4
  • 5
    .
  • 4
  • 5
    .
  • 4
  • 5
    .
  • 4


YİYECEK VE İÇECEK MEKANLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YİYECEK VE İÇECEK MEKANLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Edirne Kavala Kurabiyesi / Edirne Kavala Cookies


Berfend BER - Edirne ili farklı bir Dünya... Yıllarca Osmanlıya başkentlik yapmış. Tarihinde çeşitli unvanları hak etmiştir. Edirne, mutluluk dönemlerinde "Der-i Saadet" (Mutluluk Kapısı) bir "Şenlikler Şehri" dir.Edirne her zaman kültür olaylarının yoğun yaşandığı bir kent olmuştur. Mimari yenilikler bu kentin yapılarıyla gelmiş; hat ve süsleme sanatının en güzel örnekleri burada verilmiş, çok sayıda medresesi yoğun tartışmalara tanık olmuş, tıp tarihine geçen ilk uygulamalar burada başlamıştır.

Kimliğini asıl Osmanlı döneminde bulan ve imparatorluğun ikinci kenti olan Edirne, kültürel mirasımızın en yoğun hissedildiği bir kenttir.

Edirme, camileri, çarşıları, köprüleri, tarihi evleriyle ve özellikle de Muhteşem Selimiye ile ülkemize gelenleri ilk karşılayan ve bir sınır kenti olma özelliğini en iyi yansıtan kentimizdir. Farklı dinlere ve etnik kökenlere mensup insanların barış ve huzur içerisinde yaşadığı bir şehirdir Edirne.

Bu coğrafyada, birbiriyle tarih sürecinde yakın ilişkiler içindeki halkların ortak değerlerinden biri olarak gördüğümüz aslı " Kavala Kurabiyesi " olan, sonraları " Bademli Kurabiye ", ya da genel adıyla " Edirne Kurabiyesi " isimleriyle de bilinen bir çeşit un kurabiyesinin lezzetinden önce, gelinen sürecinde Edirne'ye gönüllerde mal oluşundan bahsetmek istiyorum.

Gerçi, Yunanistan'ın Kavala şehrinin simgesi haline gelmiş ve kendi adıyla bu kurabiyeyi tescillendirmiş olmasına rağmen ( Hatta Yunan Kurabiyesi bile denilmektedir " Greek Kourabiedes "  )   Kavala şehrinin Osmanlı Devletindeyken Kavala da yaşamış Türk ustaların yaptığı eşsiz lezzet gerçeği taraflarca bilinmektedir çünkü ortak damak zevkini oluşturmuştur.


Ben halen " Edirne Kavala Kurabiyesi " olarak isimlendirilmesinden yanayım. Çünkü, o topraklarda keşfettiğimiz bu lezzetin tarihini daha da derinleştirerek bu manada adını tarihine kazıyarak yazdırmaktadır. Hele ki Türk ustaların Kavala'dan Edirne'ye gelmesiyle imalat geleneğini aynı lezzet ve tadında sürdürmüş bulunması Türklerin sahipliğini de bana göre tescillendirmiştir.

Halen Kavala'da Yunanlıların kendi beslenme alışkanlıkları malzemeyle ( domuzyağı, alkol v.s.) üretildiği ifade edilen Kavala Kurabiyesi imalat geleneğimizin devamlılığında Edirne de Karaçalı balı, kavrulmuş tatlı badem, yayık tereyağı, un ve pudra şekeri malzemesi karışımı ile üretilmektedir.

" Edirne Kavala Kurabiyesi " kare ve ay şekli verilerek damak zevkimize lezzetle sunulan bir çeşit un kurabiyesidir de diyebiliriz. Günlercene bayatlamadan yiyebilirsiniz. Hep söylendiği gibi  Edirne'nin damakta kalan lezzetidir.

Evet, bugünün gelinen sürecinde Edirne ilimizle özdeşleşmiş, tarihi lezzeti Edirne Kavala Kurabiyesinin Dünya tanıtımıyla ilgili ciddi çalışmaların bulunduğunu söyleyebiliriz. Özellikle bölgede 1974 yılında kurulan Arslanzade Şekerleme şirketinin sahibi Arif Meriç tarafından yapılan çalışmalar takdire değerdir. Edirne Kavala Kurabiyesinde bir hayli iddialıdır. Öyle ki yunanlılara kafa tutacak kadar. Bir de 1961 yılından bu yana faaliyetini sürdüren Edirne de dört şubesi bulunan Keçizade  Pastanesi vardır. Badem ezmesi, lokumu ile ünlü ancak Edirne Kavala Kurabiyesi de bir o kadar ünlüdür.

www.kececizade.com
_________________________________

Edirne Kavala Cookies 
_________________________________

The ingredients of Edirne Kavala Cookie basicly are flour, almond, butter and sugar. Using almond is one of the significant characteristic of this cookie. The Kavala Cookie with high quality is baked in natural ovens, does not contain any conservatives. It is very traditional dessert in Edirne (*).

(*) The Ottoman capital city of Edirne in far western Turkey.

_________________________________

_________________________________



Meşhur Bebek Badem Ezmesi


Berfend BER 1904 yılında İstanbul-Bebek semtinde Mudanyalı Mehmet Ali Bey tarafından kurulan,  semtiyle özdeşleşmiş ender mekânlardan Meşhur Bebek Badem Ezmecisi’nin lezzetini yemeyenler bile dahil hemen, hemen bilmeyenimiz yoktur. Doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesi illerimiz Elazığ, Diyarbakır ve Malatya’nın doğal yağlı bademleriyle, az şekerle, katkısız, el emeği, elde dövülerek yapılan geleneksel o kadar da egzotik lezzetimizdir  " Meşhur Bebek Badem Ezmesi ".



Bebek’e yolumuz düştüğünde anında aklımıza gelir, özlemdeki lezzete kavuşma heyecanı, kavuşmanın asıl gerçeğiyle, yıpratırcasına hemen bizi farklı şekilde rahatsız etmeye başlar. Neden mi? Fiyatı karşısında gözü karartmamız gerekir de ondan. 120 TL ile 140 TL arasında değişen kilo fiyatları ürkütücü olsa bile dahi bu lezzeti damağımızda taht kurmak üzere buluşturmamız gerekir.


Evet, tadımlık olsa bile dahi bu sihirli minik lezzetler için paraya kıymak gerçekten değer. Hele o minik dükkandan içeriye girerken tadımlık alma düşünceniz çoğu zaman  kilo alımıyla gerçekleşiyor çıkışınız. Sonrası, tenha bir yer, o harika minik lezzetlere hafif bir dokunuş... Damağınızdan bütün vücudunuza yayılan sanki bütün tadları tümden yaşatan o lezzetle yolculuğa çıkışınız. Oh be!.. O an hayatınızın dinginliğini yaşıyorsunuz adeta...

İşte böyle bir lezzet " Meşhur Bebek Badem Ezmesi " tabi ki yılların deneyiminin sahibesi, bu lezzetin üçüncü kuşaktan temsilcisi Sevim İşgüder hanımefendinin kaliteden hiçbir zaman ödün vermeden titiz, doğru ve dürüst çalışma başarısı bu... Kendisine çok teşekkür ediyorum.
_________________________________

Meşhur Bebek Badem Ezmesi
_________________________________


Meşhur Bebek Badem Ezmesi is a family-run business that has been selling the purest and best form of sweets since 1904 at its current premises. The shop is famous for its badem ezmesi (the Turkish variant of marzipan that is slightly less sweet). In fact, the name of the shop means “the famous almond paste in Bebek” and people from all parts of the city come here just to buy the badem ezmesi (regardless of its whooping prices). Most customers would argue that it's worth every penny.

Even though the shop is best known for its badem ezmesi, their other items are excellent as well. Their selection of sweets includes akide şekeri (a kind of Turkish hard candy), fıstık ezmesi (pistachio marzipan), lokum (Turkish delight), and dragées of various fillings (such as pistachio, almond, and orange).


_________________________________

_________________________________


Türk Lokumu / Turkish Delight


İstanbul'dan, ülke sınırlarını aşarak ülkemizle " Turkish delight " olarak özdeşleşmiş, tarihçesi  Perslere kadar dayanan Türk lokumundan, üretiminin değişiminden ve Dünya'ya tanıtımından bahsetmek istiyorum.

Beş kuşaktır devam eden Ali Muhiddin Hacı Bekir markasının temelleri 1777′de Bahçekapı’da küçük bir dükkânda üretime geçen Kastamonulu Bekir Efendi tarafından atılmış. Bekir Efendi hacca gittikten sonra Hacı Bekir olarak anılmaya başlamış. Rafine şekerin ve nişastanın Türkiye’ye gelmesinden sonra geliştirdiği yöntemlerle hem akide şekerinin hem de lokumun bugünkü tadını ve görünümünü Bekir Usta’ya borçluyuz.

 Hacı Bekir - Turkish delight

1800′lü yıllarda İstanbul’dan aldığı lokumları ülkesine götüren İngiliz turist sayesinde “Turkish Deligh” olarak tanınan lokum Yeni Zelanda’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne, Letonya’dan Güney Afrika’ya kadar birçok ülkeye ihraç da ediliyor. Zaten ülke içinde de en çok tüketilen ürünleri lokum çeşitleri.

2008 yılında, ABD'li ünlü pop star Madonna'nın Hard Candy albümünde bulunan "Candy Shop" şarkısının dizelerinde "I've got Turkish delight baby and so much more..." (Bende Türk lokumu ve dahası var bebeğim...) şeklinde geçmiştir.

Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap filminde yer alan Cadı karakteri, Edmund isimli çocuk karakteri kendi tarafına çekmek için ona her fırsatda lokum ikram eder. Filmin İngiltere'de lokum satışlarını %200 artıtdığı kaydediliyor.

Kanlıca ve Yoğurdu / Kanlica and Yogurt


Kanlıca, İstanbul'un Beykoz ilçesinin ünlü bir semtidir. Anadoluhisarı ile Çubuklu arasında bulunur. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün Anadolu yakasındaki ayağının kuzey tarafındadır. 

Kanlıca adının kağnı arabası kullandıkları için "kanglı" olarak isimlendirilen bir Türk kabilesinden türediği iddia edilmektedir. Beykoz, Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra bu yöreye insanların Anadolu'dan kağnılarla gelmesi sonucu, önceleri "Kağnılıca" olarak anılmaya başlayan semt, zaman içersinde "Kanlıca" adını almıştır.  

Günümüzde, sütü ve yoğurdu ile meşhur olan Kanlıca, Beykoz ilçesinin gözde bir semtidir. 

İlk Kanlıca yoğurdunu üreten Poyraz İbrahim Ağa'dır. 5 kuşaktır Kanlıca'da yaşayan ailenin aynı özen ve titizlikle tarihi kanlıca yoğurdunu bizlere sunan ailenin bugünkü temsilcisi Muhammed Ali Sakkaf'dır. 

Tarihi Kanlıca yoğurdu İstanbul'un Uzun ömürlü-Köklü işletmeler ödülünün de sahibidir.


Kanlıca yoğurdu özellikle günlük doğal sütten, katkısız olarak yapılır, özenle mayalanır. Küçük küçük kaselere dizilir ve tadını bulsun diye beklenir. Sonra "Kanlıca'dan Hisara doğru" o meşhur çınarın altında afiyetle yenir. Üzerine pudra şekeri de kondu mu tadına doyum olmaz. Kanlıca Yoğurdu Turkiye Patent Enstitüsü tarafından Tarihi Sakkaflar Meşhur Kanlıca Yoğurdu olarak tescil edilmiştir. 1893 yılından itibaren Meşhur Kanlıca Yoğurdu olarak aynı aile tarafından nesillerdir üretilmektedir.


_________________________________

_________________________________


Burger House Onuncu şubesini Bahçeşehir' de açıyor...



Burger House, ülkemizde ki onuncu şubesini Istanbul Esenyurt ( Bahçeşehir ) Akbatı AVYM ( Alış Veriş Yaşam Merkezi ) Restaurantlar sokağında 16 Haziran 2012/Cumartesi günü Saat 14.00 de   hizmete açıyor. Açılışa, tüm Burger House severler birlikteliğinde Türk gastronomisinin ileri gelenleri ile medya ve sanat Dünya'sının ünlü isimlerinin katılımı beklenmektedir.



Burger House “ Söylemiyoruz, iddia ediyoruz; Şehrin en iyi burger’ini biz yapıyoruz” sloganıyla lezzet ve kalite farkını ülkemizde alışa gelmedik mekân ve servis konseptiyle beğenimize sunmaktadır.


Hiçbir katkı maddesi olmayan %100 dana eti kullanılan burgerlerde İngiltere'den özel reçetelerle TJ FAST FOOD tarafından tedarik edilen ve özel olarak hazırlanan soslar kullanılmaktadır... Özellikle Burger House lezzetli patatesleri   ise  Dünya'nın ünlü markaları Lambweston, Mccain ve Wersing'in özel reçetelerine göre hazırlanmaktadır.



Mönü çeşitliliği;

Klasik burger menüsünün devamında; Quesadilla Burger, Bacon Cheese Burger, Steak Cheese Burger, Garlic Mushroom Burger, Blue Cheese Burger, Casablanca Burger, Milano Burger gibi değişik burger tatlarının yanında Atıştırmalık, Steak House, Salata ve tatlı menü çeşitliliğini de bulabileceğiniz ve yerken kendinizi kaybedeceğiniz bir mekân Burger House Bahçeşehir.


Mekanın  sıcak ve soğuk içecek çeşitlerinin yanında vitamin barı da bulunuyor...



www.burgerhouse.com.tr

_______________________________________________________________________

YEMEK KİTAPLARI / COOK BOOKS - Cibalikapı Balıkçısı / Cibalikapı


Cibalikapı Balıkçısı'ndan ot, meze, ara sıcak, balık, salata, ekmek, tatlı, likör ve kahve tarifleri...

" Elinizde tuttuğunuz bu değerli çalışmayı gerçekleştiren Behzat Şahin saygı duyulacak bir iş yapıyor. 'Cibalikapı Balıkçısı' adlı mekânına ayak attığım günden beri fark yaratma gayretinin tanığıyım. Bu kitabı da yıllar süren uzun emekler, araştırmalar sonunda hazırladığını biliyorum.
Hepsinden önemlisi Anadolu'nun çeşitli tatlarının farkında olan ve onların etnik kimliklerine saygı duyan bir arkadaşımız. Yerel tatlardan, tariflerden, mutfak geleneklerinden uluslararası mutfaklara dahil olabilecek malzemeler çıkarması da böyle mümkün olmuş. En azından 'Kaya Koruğu' diye bildiğimiz ottan yapılmış mezeyi, tutucu İstanbul lokanta esnafının direnmesine rağmen hayatımıza sokmuş biri.

Yıllarca bizzat denediği ve tecrübesiyle geliştirdiği lezzet tarifleri artık hizmetinizde.
Kitabındaki tarifleri denediğinizde değişik lezzetleri fark edeceğinizden, okuyacağınız yemek yorumlarından keyif alacağınızdan eminim. Tıpkı Behzat Şahin'in mekânlarına yemeğe gittiğimde, oradan geniş bir memnuniyetle ayrılacağımı önceden bildiğim gibi…
Titizlikle baskıya hazırlanmış, nesli tükenmekte olan üreticilerin röportajlarıyla desteklenmiş, kaliteli fotoğraflarla zenginleştirilmiş bu kitaptaki tariflerin, folklorik ve etnik zenginliklerinin tadını çıkarmanız dileğiyle… "

Selahattin Duman

Cibalikapı Balıkçısı'nda tam on yıldır denenen ve müdavimlerinin beğenisine sunulan bu enfes ot, meze, ara sıcak, balık, tatlı, likör, vd. tarifleri artık kendi mutfağınıza da taşıyabileceksiniz. Behzat Şahin tüm içtenliğiyle Cibalikapı'nın mutfak sırlarını okurlarına sunuyor. Deneyimli şeflerin önerileri ve malzemelerin temin edildiği Türkiye'nin dört bir yanına dağılmış tedarikçileriyle yaptığı söyleşilerle alışılmışın dışında bir yemek kitabına imza atıyor.
Adabörülcesi, Ahtapot Salatası, Balık Pastırması, Cevizli Zeytin Dolması, Eskabeçe, Kopsiya, Cibalikapı Usulü Girit Ezmesi, Marulda Levrek Sarması, Soslu Sardalye, Fenerbalığı Kavurması, İstiridye Mantarlı Bahar Böreği, Lor Peynirli Kabak Çiçeği Dolması, Şarap Soslu Kum Midyesi, Gemici Pilavı, Kâğıtta Levrek, Lagos Şiş, Cibalikapı Tatlısı, Vişne ve Satsuma Likörü, Zeytinli Ekmek...


130'UN ÜZERİNDE LEZİZ TARİF BİRBİRİNDEN GÜZEL FOTOĞRAFLAR EŞLİĞİNDE SUNULUYOR.

Cibalikapı Balıkçısı 
Behzat Şahin
İstanbul, 2011 Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Türkçe 291 Sayfa
Cibalikapı Balıkçısı (Rembetiko CD'si Hediyelidir)




Cibalikapı - From A Traditional Istanbul Tavern - Starters, Salads, Fish, Desserts, Liqueurs
Şahin, Behzat
İstanbul, 2011 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
English - 291 pages
with Rembetiko CD. HC.

Enter the kitchen of Cibalikapi Seafood Restaurant and enjoy outstanding Turkish dining.

One of Istanbul’s best traditional taverns, Cibalikapi serves rich and delicious dishes from one of the world’s best and oldest cuisines.

With this cookbook, you can create an authentic Turkish tavern experience: an extended evening of shared food and inspiring conversation fueled by a bottle of raki, Turkey’s national drink.

Soups, salads, hot appetizers, cold appetizers, seafood, meat, desserts and liqueurs; this book features more than 130 recipes from the Turkish menu of internationally-acclaimed Cibalikapi.

Each recipe is illustrated with a beautiful, original colour photograph.

Whether you are a curious newcomer to Turkish tavern food or you are already familiar with it, Cibalikapi Cookbook is an essential addition to your kitchen.

kaynak: kitap, arka kapak 
_________________________________

Osmanlı MutfağıBir Çay Daha Lütfen
_________________________________


BOZA “ Booozaaa... Booozaaa... ” This is very special Turkish drink


Boza; darı irmiği su ve şekerden üretilir.
Bünyesinde A ve B vitaminlerinin dört türü ile C ve E vitaminleri bulunur. Boza, mayalanması sırasında laktik asit üretir. Ender gıda maddelerinde bulunan bu asit çok değerli olup, hazmı kolaylaştırıcı etkisi vardır. Süt yapıcı özelliği nedeniyle hamile bayanlara ve vitamin kaynağı olarak sporculara tavsiye edilir. Kolera hastalığının tedavisinde son derece etkilidir.


Boza; mayalı ve gıda bakterilerinin yaşadığı bir içecek olduğundan koruma şartları çok önemlidir.
Bu nedenle hava alabilen, sağlıklı cam şişede satışa sunulmaktadır. Şişelenmesi sırasında fermantasyonu devam eden bozanın çok hızlı tüketilmesi gerekir.

Tarımsal yaşama geçen insanlık ürettiği tahılları depolarda ve kilerlerde muhafaza ediyordu. Fakat tahılların doğru koşullarda muhafaza edilmemesinden dolayı çimlenmesi ve bu çimlenmiş tahıllarla üretilen yemeklerin soğuduktan sonra mayalanması, büyük olasılıkla bozanın ilk çıkış noktasını oluşturur. Bozayla ilgili diğer bir teori de ekmek mayalanması esnasında da ortaya çıktığına yönelik.

Tarımsal yaşama geçen insanlık ürettiği tahılları depolarda ve kilerlerde muhafaza ediyordu. Fakat tahılların doğru koşullarda muhafaza edilmemesinden dolayı çimlenmesi ve bu çimlenmiş tahıllarla üretilen yemeklerin soğuduktan sonra mayalanması, büyük olasılıkla bozanın ilk çıkış noktasını oluşturur. Bozayla ilgili diğer bir teori de ekmek mayalanması esnasında da ortaya çıktığına yönelik.

Kimi tarihçilere göre 8–9 bin yıllık bir geçmişi olduğu söylenen mayalanmış tahıl içecekleri Çin’den Kafkasya’ya, Orta Doğu, Anadolu, Doğu Avrupa’ya kadar birçok coğrafyada farklı isimlerle keyifle tüketilmekteydi. Osmanlı İmparatorluğu’nun en gözde içeceği olan bozanın satıldığı ve içildiği dükkânlara ‘bozahane’ adı verilirdi.

Osmanlı döneminde seyyar bozacılar, bozanın yanında simit veya gevrek satıyorlardı. Boza, o zamanlar tarçının yanı sıra zencefil, kakule, karanfil, Hindistan cevizi, bal ve pekmez eşliğinde içiliyordu. Günümüzde ise sadece tarçın ile tüketiliyor.

Seyyar bozacılar, 15 – 20 yıl öncesine kadar soğuk gecelerde, sokak sokak avazı çıktığı kadar bağırarak manilerle boza satarlardı. Fakat giderek ahşap konakların yerini alan yüksek ve ısıcamlı pencerelerle donatılmış binalara manilerini ulaştıramayan seyyar bozacılar kayboldu. 300 bozahane sayısı bugün belki 3’e düştü. Fakat binlerce yıllık bu içecek mutfak kültürümüzde yaşıyor.

Belki de artık sadece içecek olarak tüketmek değil, bozadan yeni tatlar da üretmek gerekli. Bu nedenle yetenekli bir aşçı olan Savaş Aydemir’in boza tatlısını sizler için tattık. Gerçekten muhteşem lezzetli bu tatlının tarifini sayfalarımızda bulabilirsiniz.

Asırlar boyu hayatımızda derinlemesine yer alan bozayı tek bir makalede anlatmak mümkün değil. Ahmet Nezihi Turan’ın hazırladığı ‘Acısıyla Tatlısıyla Boza’ adlı kitapta bozaya dair tüm bilgiler derinlemesine bulunuyor.

" Boza bardağının dibinde kalanları parmaklarımızla sıyırıp, o parmakları yaladığımız ve damaklarımızda kalan son tadıyla mekanından ayrıldığımız, çocukluğum ve gençliğimin hatıralarıyla dolu Vefa Bozacısından  bahsetmek istiyorum..."

VEFA BOZACISI


“93 Harbi” olarak da anılan Osmanlı-Rus Savaşı (1876) nedeniyle Rumeli’den İstanbul’a yapılan yoğun göç, bozacılık tarihinde bir dönüm noktası olur. Savaştan hemen önce, Karadağ sınırındaki Prizzen kasabasından İstanbul’a gelen Arnavut genci Sadık, bir süre mahalle aralarında seyyar bozacılık yaptıktan sonra, kentin eğlence merkezi olan Direklerarası ve Şehzadebaşı’na yakın, Vefa semtinde bir küçük bozacı açar. Sadık Efendi, iki yenilik getirir bozacılığa: Birincisi, o dönemin en meşhur bozacısı, Taksim’deki Tevfik Efendi’den aldığı bozayı bir süre bekletip üzerinde biriken suyu döktükten sonra satar.


Benzerlerinden daha saf, kıvamlı ve nefis hale gelen bu tadın şöhreti kısa sürede yayılır. İkincisi ve en önemlisi, o zamana kadar boza, ilkel yöntemlerle üretilip saklanırdı. Bunun için kullanılan ahşap fıçılar, bozayıda etkileyen kötü kokular yayardı. Prizrenli Sadık, bozayı kendisi yapmaya başladıktan sonra fıçı yerine mermer küpler kullanmaya başlar. Genç bozacı ayrıca dükkanını çeşit çeşit kepçeler, güzel bardaklar, şık tarçın ve leblebi kaplarıyla donatır, tadını iyice geliştirdiği bozanın orada içilmesini bir zevk haline getirir.


Bir hatırlı müşterinin saraydan öğrendiği meşrubat tarifleri, genç bozacının talihinde yeni bir sayfa açar. Böylece dükkanda, yılın belli aylarında satılan bozanın yanı sıra limonata, şıra, bazı şerbet türleri, dondurma ve salep de satılır. Prizrenli Sadık’ın şöhreti kısa zamanda İstanbul’un dört bir yanına, ağızdan ağıza yayılır. Dükkan, Vefa dışından da gelen seçkinlerin uğrak yeri olur. Prizren’deki kardeşi İbrahim’i de İstanbul’a getirterek müşteri yükünün altından kalkmaya çalışır. Zamanla hacca da giden iki kardeş, Hacı Sadık ve İbrahim Biraderler olarak anılmaya başlar. Cumhuriyet döneminde Soyadı Kanunu’yla “Vefa” soyadını alan aile, sonraki kuşakların mesleği teknolojik yeniliklerle sürdürmesiyle markalaşır. Belki de bu nedenle, “İstanbullunun meyveden evvel, kahveden sonra ikram ettiği harup, koruk, demirhindi, ahududu, gül, gelincik, vişne” şerbetleri tarihe karışırken boza yaşar.


BOZA “ Booozaaa... Booozaaa... ”  This is very special Turkish drink

This very special Turkish beverage, which carries with it a very long history of its own, enjoying its popularity all along the centuries, without ever leaving the front row, owed its fame to the special expertise of the boza makers who have deployed all their means to preserve this tradition, bringing this delicious drink to the doorsteps of the consumers, mostly on cold winter nights, by the wandering street-vendors. 

Then came the year 1870, when Hadji Sadik Bey, the great, great grandfather of our family, immigrated from Albania to Istanbul, and settled in a very selective district of the city, Vefa, where mostly aristocratic families, and members close to the Sultan’s Palace had their private houses and residences. Hadji Sadik Bey, then, closely observed that nearly 200 citizens of Armenian origin were in charge of making and selling boza, which at that period was produced with a sour tart flavour and was rather juicy with light consistency. In this very selective residential district of Istanbul, Vefa, he started to make Vefa Boza of a different flavour and taste, with thick consistency and having a less sour taste, just as it is flavoured and enjoyed today. In September, 1876, he registered the tradition of boza making both as a profession and a trademark with the brand name, the VEFA BOZACISI.

Hadji Sadik Bey, for many years, produced this delicious Turkish drink, so much liked and preferred by the Sultans of the Ottoman Empire and by those close to the palace, all by himself, in order to preserve the very special consistency and taste of the beverage that has been favoured by all the celebrities of the time and members of high society. He also trained his son, Ismail Hakki Vefa, to asisst him with the production of this traditional drink. Ismail Hakki Vefa, while continuing his studies at the Faculty of Letters of Istanbul University, in collaboration with one of our relatives, who worked at the Golden Horn Dockyard, at the maritime arsenal, and was in charge of mechanical equipment, started to produce certain special devices to be used for the production of boza. Meanwhile, Ismail Hakki Vefa, developed and thereby increased the production of balsamic vinegar, which has then become another branch of our business. Ismail Hakki Vefa, also showed great concern to wrestling, one of the main sports of our ancestors, and has highly contributed to its development, meanwhile raising many world wrestling champions. Just like his father, he also passed on his business to his sons.

Today, in our historically traditional boza shop, where the nostalgic echo of the past lingers on, BOZA is the favourite beverage of the period between April and October, whereas starting from October till April of the following year, it leaves its throne, just for a short while, to Shira, the special juice produced from raisins, as well as icecreams and lemonade.

Carrying the honour of the successful accomplishments of 130 years, " VEFA BOZACISI ", keeps up with all the innovations and new ventures, progressively still, in the new millenium, meeting the demands of the clients and customers, in accordance with their good palate for fine products.

kaynak; skylife-vefa boza
  • ZERDE - Gıda fotoğrafçılığı / Geleneksel Tatlı Türk Mutfağı / Tatlı fotoğrafları " Zerde " 2011 - Berfend BER Alıntı berfend *www.berfendber.com*
  • Zerde - Food Photography / Traditional Sweet Turkish Cuisine /Sweet photos " Zerde " 2011 - Berfend BER Quote From berfend *www.berfendber.com*
  • 1 Hemen arayın!..
  • 2 Hemen arayın!..
  • 3 Hemen arayın!..
  • 4 Hemen arayın!..
  • 5 Hemen arayın!..
  • 6 Hemen arayın!..
  • 7 Hemen arayın!..
  • 8 Hemen arayın!..
  • 9 Hemen arayın!..
  • 10 Hemen arayın!..
  • 11 Hemen arayın!..
  • 12 Hemen arayın!..
  • 13 Hemen arayın!..
  • 14 Hemen arayın!..
  • 15 Hemen arayın!..
  • 16 Hemen arayın!..
  • 17 Hemen arayın!..
  • 18 Hemen arayın!..
  • 19 Hemen arayın!..
  • 20 Hemen arayın!..
  • 21 Hemen arayın!..